Amon Amen Amin

Yıllardan beri kelimelerin kökenlerini, birbirine olan benzerliklerini ve aslında ne demek olduklarını düşündüm durdum. Mistik olan şeyler her zaman ilgimi çekti. Zamanla mesleğimden dolayı farklı dilleri öğrendikçe, bu konuya ilgim giderek arttı. Bazılarının hikayesini bilmeme rağmen, bazıları tamamen benim teorim olarak kalmaya devam ediyor. Bir gün ilerde onları da çözerim diye düşünüyorum.

Günümüzde bütün büyük dinlerde dua ettikten sonra “Amen, Amin, Aum” gibi birbirine ses olarak çok benzeyen kelimeler kullanılıyor. Peki hiç düşündünüz mü ya ortak bi paydaları varsa? Hadi gelin biraz araştıralım!

Hristiyanlar

Hristiyanlar genellikle “Amen” ya da ses olarak “Eymen” diye kullanıyorlar. Bu telafuz ilahiler için biraz daha ritmik bir ses veriyor belki de. Daha çok evangelistler tarafından kullanılsa da Mesih İsa şarkısındaki son 3 dakika uzun uzun “Ey—men” diye sesleniyorlar.

Yahudiler

Yahudiler için, Amen kelimesi “El Melech Ne’eman” ile sesteş. Bu da “Ulu, İnançlı Kral” anlamına geliyor.

Müslümanlar

Müslümanlar da Amin kelimesini kullanıyor. Yalnız Kur’anda böyle bir kelime geçmiyor.  Genelde Fatiha suresinin sonunda söylenen bu kelime, herhangi bir duayı bitirdikten sonra da kullanılıyor.

Budistler ve Hindular

Birçok Budist ve Hindu da dualarını bitirdikten sonra “Amen” diyor. Tıpkı diğer dinlerde tamamlayıcı bir kelime olarak kullanıldığı gibi.

Peki bütün bu ortak payda nerden geliyor?

Paganlar

Eski bir Mısır yazıtından bildiğimiz şu ki; Güneş, eski Mısır’da yaratıcı tanrı olarak düşünülüyordu. İnsanlar onu “Amon-Ra” olarak isimlendirdi. Amon, saklı ve gizemli bir tanrı yansıması olarak kaldı ve “Amen, Amon, Amun, Ammon, Amounra” gibi farklı kelimelerle tanımlandı.

İlk 11 hanedanlık (M.Ö 3000-1987) yaşanırken Amen aslında küçük bir tanrıydı. 17. hanedandan sonra (M.Ö. 1500) güney Mısır’da giderek ünlendi ve tanrılar katında yükseldi. Onun bu yükselişi antik çağda gelmiş geçmiş en büyük tanrı olmasına ve “Amen-Ra” ismini almasına neden oldu.

Peki ya sonraki dönemler?

Yahudiler yaklaşık 400 yıl boyunca Mısır’da yaşadılar. Bu zaman boyunca da ister istemez tanrı Amen-Ra’yı tanıdılar ve benimsediler. M.Ö. 1447 yılında Mısır’dan sürgün edilirken Amen, onların dillerine yerleşmişti bile. Bu kelime onlar için, “saygı ve büyüklük” anlamına geliyordu. Amen onların tanrıları olmamasına rağmen, selamlama ve tamamlama anlamında kullanılmata devam etti. Daha sonraki yıllarda Hristiyanlar ve Müslümanlar bu kelimeyi kendi dillerine uyarladılar.

Yani aslında Amen, eski bir Pagan inancı sembolüydü. Yaratıcı tanrının bir silüetiydi. Ama asla tanrı olarak düşünülmedi. Bugün bile çoğu Pagan bu kelimeyi “olsun” ya da “oldurulsun” anlamında kullanmaya devam ediyor.

Sanat, Matematik, Tıp gibi bilimlerin dinlerde kullanılan terimleri bile aslında ortak bir geçmişten geliyor. Belli ki atalarımız, yeni bir kelime türetmektense var olanı kendi dillerine uyarlamayı tercih etmiş. Fakat hala bazı insanlar, Amen kelimesinin İncil’de geçtiğini, daha sonra gelen dinlerin bu kelimeyi devşirdiğini, bu kelimenin Amon ile sadece tesadüf eseri benzediğini düşünüyor.

Tanrı’ya inanan büyük matematikçiler Amen keliemesinin numara değerini hesaplamakta bir yanlışlık görmezler:

“Sonunda, bizler bildirmek zorundayız ki; Amen kelimesi sadece eski Hristiyan yazıtlarında değil, Agnostik mektuplar da bile geçmektedir. Hatta  Amen kelimesini oluşturan Yunan harflerinin numara değerine bakarsak, toplamda 99 (alpha=1, mu=40, epsilon=8, nu=50) sayısını elde ediyoruz ki bu rakam köke Mısır olan eski yazılarda bir nevi dua tamamlayıcısı olarak geçmektedir.”

(Catholic Encyclopedia Vol. 1; 1907)

İncil, Tevrat ya da Kur’anda böyle bir kelimenin geçtiğine rastlanmadı. O zaman nedir bu kelime?

Aslında kalpten bir inançla söylendiğinde ne olduğunun pek önemi yok!

Yazı; rehberleo

İngilizce kaynak; http://www.seiyaku.com/customs/amen.html