Şehir Rehberi: Zagreb

Hırvatistan’ın başkenti olan bu güzel şehir, size fark ettirmeden kalbinize işliyor. Mavi renkli tramvaylarıyla, eski zamanların büyüsü ve sıcaklığıyla gerçekten unutulmayacak bir şehir. Öğle vakitlerinde bile şehrin meydanlarında kahvelerini içen insanları görünce; şehir sakinlerinin günün her anında bu güzel şehrin tadını çıkardıklarını fark ediyorsunuz.
 

Zagreb’in bu sıcaklığı öylesine bir hal almış ki; şehrin genç erkeklerinin sevdikleri kızlara kalp şeklinde sıcak zencefilli ekmek vermesi adet olmuş. Hatta şuan bu kalp şekli hem Zagreb’in sembolü olmuş hem de buradan alınacak bir hediyelik eşyaya dönüşmüş durumda. Belki inanılmaz gelebilir ama Licitarsko Srce diye adlandırılan bu geleneksel kalp şekli UNESCO miras listesine bile girmiş.


Kravat da orijinal bir Hırvat buluşu. Hatta biz o yüzden Hıravat- Kravat diye isimlendirmişiz. Şimdilerde nerdeyse herkesin dolabında en az bir tane olan bu aksesuar, Hırvat askerlerin boyunlarına bağladıkları bu ilginç şeyin Fransızların dikkatini çekmesiyle ortaya çıkmış.

 
Peki Zagreb’in meşhur finikülerinin adının bir zamanlar “dur-ve-git” olduğunu biliyor muydunuz? Bunun nedeni büyük ihtimalle ilk yapıldığı yıllarda sürekli yolda takılı kalmasıymış. Şimdilerde sizi güvenli bir şekilde Yukarı Kent‘e çıkarıyor. Evet şehri Aşağı Kent (Gradec) ve Yukarı Kent (Kaptol) olarak iki farklı rotada gezebiliyorsunuz.
 
Yukarı Kent’e vardığınızda Aziz Mark meydanındaki Hükümet Sarayını, şehrin 4 girişinden bugün tek ayakta kalmış olan Taş Kapı’yı ve 1887 yılından beri top atışı yapılan Lotrscak kulesini görebilirsiniz. Kaptol’den düz ayrılan cadde boyunca köylü kadınların kurduğu pazarı da görmek mümkün. Bu pazar sadece cumartesi günleri kuruluyor onu da söylemiş olayım.
 
 
Ban Jelacic Meydanı şehrin kalbinin attığı yer. Eğer şehirde bir etkinlik, bir kutlama varsa burada yapılıyor. Meydanın ortasında at üstündeki heykel, meydana ismini veren büyük asker Josip Jelačić.
Kendisi bir dönem ülkesini Osmanlı tehdidinden de korumuş. Meydanın arka kısmında kocaman kuleleriyle her yerden görebileceğiniz Zagreb Katedrali var. 1899 yılında yapılmış olan bu katedralin önünde de Meryem Ana anıtını görmeniz mümkün.
 

NASIL GİDİLİR?

Zagreb, yüzyılar boyunca kültür ve bilim alanında gelişmeleriyle olduğu kadar Hırvatistan’ın ekonomi ve ticari merkezi de olmuştur. Bunun en büyük nedeni de şüphesiz coğrafi konumu. Tam olarak Adriyatik kıyıları ile Avrupa’nın merkezinde olması özellikle havayolu taşımacılığı için önemli bir merkez olmuş. Hırvat hava yollarının yanı sıra Türk Hava Yollarının da İstanbul’dan günlük karşılıklı uçuşu bulunmaktadır. Üstelik Zagreb havalimanı merkezden sadece 15km uzakta ve merkeze ulaşmak için otobüs veya taksi kullanmak mümkün. Viyana, Budapeşte Venedik ya da Lübyana gibi diğer Avrupa kentlerinden de otobüs veya araçla ulaşım oldukça kolay. İster trenle isterseniz otobüsle yolculuk yapın, istasyonlara direk toplu ulaşım bulunuyor.

MİMARİ GÜZELLİKLER

1 – Zagreb Katedrali:

Neo-gotik tarzda inşa edilmiş şehrin en anıtsal binası durumunda. Eski kent merkezinde 19. yy’dan beri Zagreb’in simgesi olmuş ve Hırvatistan’daki en büyük dini ve kültürel yapı durumundadır.

2 – St. Mark Kilisesi:

Şehirdeki en eski binalardan birisi ve aynı zamanda şehrin en eski kilisesi. Renkli çatısı ile dikkat çeken yapı, Hırvatistan ve Dalmaçya logosu ve Zagreb şehir logosunu çatısında taşımaktadır.

3 – Ulusal Tiyatro Binası:

Meşhur Viyana’lı mimarlar Ferdinand Fellner ve Herman Helmer tarafından yapılan bina, 14 Ekim 1895 yılında Kral I. Francis tarafından gümüş çekiç süslemesi eklemesiyle tamamlanmıştır. Neo-barok tarzında yapılmış bu bina, etrafındaki 19. ve 20. yy yapılarıyla birlikte şehrin en nadide sanat eserleri arasındadır.

4 – Lotrscak Kulesi:

Ortaçağ döneminde şehrin ana kulesi olmuş bu kule, şuanda şehrin sembolü haline gelmiş. Hikaye’ye göre Osmanlılar şehri tam öğle saatinde kuşatırlar ve Sava nehri kenarında savaş başlar. Osmanlı’nın şehre gelişlerini haber vermek için buradan bir top atışı yapılır ve o top Sultan’a yemek taşıyan aşçının elindeki servis tabağına isabet eder. Şimdilerde bu bir gelenek haline gelmiş ve tam öğle saatinde buradan bir top her gün ateşlenir olmuş.

5 – Mestrovic Köşkü:

1938 yılında yapılmış olan bu daire biçimli oda, kendisinden sonra gelen diğer anıtsal binalara örnek olmuş. Öyle ki; New York’taki Guggenheim Müzesi buradan esinlenilerek yapılmış.

6 – Arşiv Binası:

Hırvatistan devlet arşivleri binası aynı zamanda mimari olarak da göz alıcı durumda. 1913 yılında Rudolf Lubynski tarafından yapılmış olan bina Zagreb’in en güzel eserlerinden birisi.

MÜZELER

Tarihi zenginliğin yanı sıra, çağdaş sanat eserlerinin de sergilendiği Zagreb müzeleri ziyaretçilerini bekliyor.

Çağdaş Sanat Müzesi – www.msu.hr
Bitmiş İlişkiler Müzesi – www.brokenships.com
Hırvatistan Devlet Arşivleri – www.arhiv.hr
Mimara Müzesi – www.mdc.hr
Arkeoloji Müzesi – www.amz.hr
Zagreb Şehir Müzesi – www.mgz.hr
Mimar Viktor Kovačić Evi – www.mgz.hr

GEZİLECEK YERLER

Ban Jelacic Meydanı:

Şehrin en merkezi meydanı burası. Ulusal kahraman Ban Jelacic’in at üzerinde heykeli olmasından dolayı yerel halk burada buluşuyor ve “atın orda buluşuruz” diyorlar. Şehri Aşağı ve Yukarı kent olarak ikiye ayıran bu meydanda ayrıca çeşitli etkinlikler de düzenleniyor.

St. Mark Meydanı:

St. Mark kilisesinin de bulunduğu bu meydan aynı zamanda mimari güzellikleriyle dikkat çekiyor. Eski kenti dolaşırken bu meydan oturup kahve içmeyi etrafta gezmeyi ihmal etmeyin!

Dolac Açık Hava Pazarı:

Şehrin tam da kalbinde Katedral’in orada kurulan pazar, köylü kadınların ürünlerini sergilediği rengarenk tezgahlarla dolu bir yer.

Finiküler:

Finiküler Zagreb’te aşağı kentten yukarıya ulaşmak için kullanılıyor. 66 metre uzunluğundaki tren yoluyla dünyadaki en kısa finiküler hattı olarak biliniyor.

Bundek Gölü:

2 gölet bulunan ve tamamı yenilenmiş şehir parkı özellikle Mayıs ayında yapılan çiçek festivali ile adeta kocaman bir çiçek bahçesine dönüşüyor.

Tkalciceva Caddesi:

Bugün bile şehrin en işlek yerlerinden birisi haline gelmiş bu tarihi caddede, restoranlar, kafeler ve çeşit çeşit butikler bulabilirsiniz. Bütün vaktinizi burada geçirmek bile isteyebilirsiniz.

NEREDE KALINIR?

Hotel Westin 5* – Şehir merkezinde yer alan bu otel, neredeyse her yere yürüyüş mesafesinde olması nedeniyle oldukça popüler.

Hotel The Regent Esplanade 5* – Oldukça lüks bir tarzda 1925 yılında yapılmış olan bu otel, İstanbul’dan Paris’e giden Orient Express treninin yolcularını bile misafir etmiş.

Hotel Dubrovnik 4* – 1929 yılında yapılmış olan bu bina Jan Belacic meydanında bulunuyor. Merkezi konumunu nedeniyle, tam şehrin kalbinde müzelere ve eğlence mekanlarına yakın bir otel.

Hotel Jadran 3* – Merkezde tramvay yolu üzerinde yer alan otel, 48 odasıyla oldukça ekonomik bir hizmet veriyor.

Bunları da Okuyun

İstanbul Klasikleri: Topkapı Sarayı Filmlere bile konu olan bu güzel sarayı gezmeyen kaldı mı? Eğer hala gezmediyseniz gerçekten çok ayıp ediyorsunuz benden söylemesi! Yani 600 yıllık bi...
Gezi Rehberi: Bozcaada Son zamanların gözdesi, yerli tatilcilerin gözbebeği, "ah bi daa gitsem, ah keşke orda yaşasam" diye imren imren bi hal olduğumuz Bozcaada'yı rehberle...
Haftasonu Uçakla: Şanlıurfa İşler biraz hafifleyince epeydir ertelediğim Urfa yolculuğuna çıkayım dedim. Tamam yolculuk değil aslında akraba ziyareti diyelim ama yine de epeydir ...
Gezmek Üzerine Sözler Şimdi sizlere öyle büyük laflar edecek değilim. "Gezmek gezmekse eğer, gezmek gezmemektir." diye aforizma çıkartıcam diye saçmalamaya da gerenk yoh! Z...